YAPILANDIRILMIŞ FİNANSAL ÜRÜNLER – VI (STRUCTURED FINANCIAL PRODUCTS – VI)

YAPILANDIRILMIŞ FİNANSAL ÜRÜNLER – VI *

(STRUCTURED FINANCIAL PRODUCTS – VI )

Prof. Dr. Nurgül Chambers **
Z. Eren Koçyiğit ***

YAPILANDIRILMIŞ FİNANSAL ÜRÜNLER VE TÜRKİYE’DE KULLANIMI – I

1. Giriş

Yapılandırılmış ürünler, genel itibariyle Türkiye’deki finansal piyasalar için yeni ürünlerdir. Bono ve mevduat faizlerinin uzun yıllar göreceli olarak yüksek seyretmesi, yatırımcıların genel anlamda riske duyarlı olması ve finansal piyasaların global piyasalar ile entegrasyonun zaman alması yapılandırılmış ürünlerin Türkiye’deki gelişimini geciktiren nedenler arasındadır.

Bununla birlikte, ülkemizde son yıllarda önceki yıllara oranla faiz oranlarının düşmesi yatırımcıları farklı yatırım araçları aramaya yöneltmiş ve risk iştahlarında gözle görülür bir artış yaşanmıştır. Ayrıca finansal sistemin globalleşmeye başlaması ile yapılandırılmış ürün konusunda uluslararası deneyime sahip finansal kurumlar piyasalarda yer almaya başlamıştır. Bütün bu unsurlar, Türkiye’de yapılandırılmış ürün kullanımını artıran bir etki yaratmıştır.  Finansal kurumlar yatırımcıların değişen ihtiyaçlarına yönelik yapılandırılmış ürünleri piyasaya sürmeye başlamıştır.

Yapılandırılmış finansal ürünler ile ilgili yazı dizisinin önceki bölümünde, yapılandırılmış ürünlerin dünyadaki kullanımları ve ulaştıkları işlem hacimleri üzerinde durulmuştu. Bu bölümde ise yapılandırılmış finansal ürünlerin Türkiye’deki kullanımları ele alınacaktır.

Türkiye’deki yapılandırılmış ürünler, yapılandırılmış mevduat ürünleri ve anapara korumalı fonlar olmak üzere iki bölüm halinde incelenecektir. Bu bölümde yapılandırılmış mevduat ürünlerinden  DCD (Dual Currency Deposit) – Tam Teminatlı Opsiyon incelenmeye çalışılacaktır. Gelecek bölümde yapılandırılmış mevduat ürünlerine devam edilerek Range Accrual (Tünel Mevduat), Double No Touch (Riskli Tünel Mevduat), Wedding Cake (Kademeli Tam Teminatlı Opsiyon) ele alınacaktır. Sonraki bölümde ise anapara korumalı fonlar üzerinde durulacaktır.

2.      Yapılandırılmış Mevduat Ürünlerinin Oluşumu

Yapılandırılmış mevduat ürünü temel olarak bir mevduat hesabı ile bir ya da birden fazla türev ürünün bir araya gelmesi ile oluşur. Bu durum aşağıdaki gibi şekil üzerinde gösterilebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şekil 1: Yapılandırılmış mevduat ürünlerinin  oluşumu.

Mevduat hesabı farklı türdeki para birimlerinden oluşabilir, türev ürün kısmında ise çoğunlukla opsiyon ürünü yer almaktadır. Yapılandırılmış mevduatın getirisi, mevduatın getirisi ve türev ürünün getirisinin toplamından oluşur. Bu nedenle, yapılandırılmış mevduat içerisinde yer alan türev ürünün dayanak varlığı, toplam getirinin oluşumunda doğrudan rol oynamaktadır.

Genel olarak yapılandırılmış mevduat ürünlerinin normal mevduat hesaplarından farkı, mevduat hesaplarında dönem sonunda elde edilecek getiri oranı belli iken, yapılandırılmış mevduat ürünlerinde vade sonunda elde edilecek getiri belirsizdir. Bu getiri dayanak varlığın performansı ve içerdiği risk düzeyi ile doğrudan ilişkilidir. Yüksek risk içeren bir yapılandırılmış mevduatın hem getiri hem de zarar potansiyeli, daha az risk içeren bir yapılandırılmış mevduata göre daha yüksektir.

Genel olarak yapılandırılmış mevduat ürünleri üç farklı açıdan sınıflara ayrılabilir :

1)      Dayandığı varlığa göre:  Yapılandırılmış mevduat ürünleri; bono ve tahvile dayalı, dövize dayalı, endekse dayalı, hisse senedine dayalı, emtiaya dayalı, vb. gibi sınıflara ayrılabilir.

2)      Anapara korumasına göre:  Yapılandırılmış mevduat ürünler anapara koruması sağlayan ve anapara koruması sağlamayan olmak üzere ikiye ayrılabilir. Anapara koruması tam veya kısmi şekilde olabilir.

3)      Dayanak varlıktaki beklentiye göre:  Yapılandırılmış mevduat ürünleri dayanak varlığın fiyatının yükselişine, düşüşüne veya sabit kalması -sınırlı değişmesine yönelik üç farklı şekilde yapılandırılmıştır.    

Yukarıdaki sınıflama dikkate alınarak, Türkiye’de yer alan yapılandırılmış mevduat ürünleri de genel olarak üç grupta incelenebilir.

1)      Dayandığı varlığa göre: Türkiye’de yer alan yapılandırılmış mevduat ürünleri dayandığı varlığa göre dört ana gruba ayrılabilir.

 a.      Dövize Dayalı Yapılandırılmış Mevduat Ürünleri

Dövize dayalı yapılandırılmış mevduat ürünleri yatırımcılar tarafından tercih edilen ürünlerin başında yer almaktadır. Bu ürünlerde yatırımcılar belirli bir döviz riski alarak mevduat faizinden daha yüksek faiz elde etmeyi amaçlar. $/TL, EUR/TL ve EUR/$ başta olmak üzere farklı para birimleri türlerine göre yapılandırılabilirler. En yaygın dövize dayalı yapılandırılmış mevduat ürünleri DCD (Dual Currency Deposit- Tam Teminatlı Opsiyon)  ve Range Accrual (Tünel Mevduat)’dır.

b.      Hisse Senedi ve Endekse Dayalı Yapılandırılmış Mevduat Ürünleri

Dövize dayalı yapılandırılmış mevduat ürünleri kadar yaygın değillerdir. Bankalarca dayanak varlık olarak en çok İMKB 100 ve İMKB 30 endeksleri kullanılır. Vade sonunda yapılandırılmış mevduat ürününün getirisi, dayandığı endeks ve hisse senedine bağlı olarak değişir.

c.       Bono ve Tahvile Dayalı Yapılandırılmış Mevduat Ürünleri

Bono, tahvil, Eurobond gibi borç senetlerine dayalı olarak yapılandırılan ürünlerdir. Vade sonunda yapılandırılmış mevduat ürününün getirisi, dayandığı borç senedine bağlı olarak değişir.

d.      Emtiaya Dayalı Yapılandırılmış Mevduat Ürünleri

Altın başta olmak üzere, emtiaya dayalı yapılandırılmış mevduat ürünleri de piyasada mevcuttur. Vade sonunda yapılandırılmış mevduat ürününün getirisi, dayandığı emtiaya bağlı olarak değişir.

 2)      Anapara korumasına göre: Yapılandırılmış mevduat ürünleri anapara koruması açısından, anaparayı koruyan ve korumayan olmak üzere ikiye ayrılabilir. Anapara koruması tam veya kısmi şekilde olabilir. Sonraki bölümlerde ayrıntılı olarak incelenecek olan DCD ürünü anapara koruması sağlamayan ürünlere, Tünel Mevduat ise anapara koruması sağlayan ürünlere örnek olarak gösterilebilir.

 3)      Dayanak varlıktaki beklentiye göre: Yapılandırılmış mevduat ürünleri dayanak varlığın fiyatındaki yükselişe, düşüşe veya sabit kalması-sınırlı değişmesine yönelik üç farklı şekilde yapılandırılabilir. Örneğin DCD ürünü dayanak varlığın fiyatının yükselişine ve düşüşüne, Tünel Mevduat ise dayanak varlığın sabit kalması-sınırlı değişmesine yönelik yapılandırılmış mevduat ürünleridir.

Yukarıda sözü edilen üç farklı konuda da bankalar tarafından yapılandırılmış çok çeşitli mevduat ürünleri bulunmaktadır. Bu yazıda,  sözkonusu mevduat ürünleri arasında oldukça yaygın olarak kullanılan DCD (Dual Currency Deposit- Tam Teminatlı Opsiyon) üzerinde durulacaktır.

3. Türkiye’de Kullanılan Yapılandırılmış Mevduat Ürünleri

3.1.DCD (Dual Currency Deposit) – Tam Teminatlı Opsiyon

 Tam teminatlı opsiyon (DCD) Türkiye’de en yaygın olan yapılandırılmış mevduat ürünüdür. Banka ve yatırımcının taraf olduğu bir opsiyon sözleşmesi ile klasik bir vadeli mevduat ürününün bileşiminden oluşur. Yatırımcı bankaya bir yabancı para opsiyonu satar ve karşılığında prim alır. Banka da satın aldığı opsiyona karşılık yatırımcının vadeli mevduatını teminat olarak kabul eder ve yatırımcıya prim öder. Bu tür ürünlerde yatırımcıya ödenen prim, vadeli mevduata verilen faizin üzerine eklenerek ödenir. Örneğin yatırımcı TL mevduattan %10 faiz getirisi elde ederken bu mevduat üzerine yapılandırılan bir DCD ile %15’lik bir faiz + opsiyon primi getirisi elde edebilir.

 Her DCD ürününde aşağıdaki özellikler bulunur.

  • Yatırımcının tuttuğu mevduatın bir para birimi (örneğin; TL, $, EUR, vb…)
  • Yatırımcının satacağı opsiyonun dayanak varlığını oluşturacak bir döviz kuru (örneğin; $/TL, EUR/TL, $/EUR, vb…)
  • Kullanım fiyatı (Uygulama fiyatı)
  • Vade

Bunlara ek olarak DCD’nin diğer önemli özellikleri aşağıda sıralanmıştır.

  • Vadeli mevduat gibi DCD de vadesinden önce bozulamaz. Bozulursa yatırımcı mevduat faizi + opsiyon priminden mahrum kalır ve buna ek olarak banka bir komisyon talep edebilir. Böylece yatırımcı için anaparadan kayıp da söz konusu olabilir.
  • Türev opsiyonlarda prim vade başında ödenirken, DCD ürününde çoğu banka opsiyon primini mevduat faizi ile birlikte vade sonunda öder.
  • DCD’ye taraf olmak için yatırımcıdan istenen minumum katılım tutarları bankadan bankaya değişmektedir. Bu tutarlar bankalar arasında 10.000 TL’den  500.000 TL’ye  kadar farklılık gösterebilmektedir.

Türkiye’de uygulanan en yaygın DCD işlemleri :

  • $ Call / TL Put            DCD:  Yatırımcının elinde $ bulunduğu, bankaya belirli bir vadede belirli bir $/TL kurundan $ alma/TL satma hakkını sattığı ürünlerdir.
  • TL Call / $  Put   DCD:  Yatırımcının elinde TL bulunduğu, bankaya belirli bir vadede belirli bir $/TL kurundan TL alma/$ satma hakkını sattığı ürünlerdir.
  •  € Call / TL Put   DCD:  Yatırımcının elinde € bulunduğu, bankaya belirli bir vadede belirli bir €/TL kurundan € alma/TL satma hakkını sattığı ürünlerdir.
  •  TL Call / € Put  DCD:  Yatırımcının elinde TL bulunduğu, bankaya belirli bir vadede belirli bir €/TL kurundan TL alma/€ satma hakkını sattığı ürünlerdir.
  • $ Call / € Put              DCD:  Yatırımcının elinde $ bulunduğu, bankaya belirli bir vadede belirli bir €/$ kurundan $ alma/€ satma hakkını sattığı ürünlerdir.
  •  € Call / $  Put   DCD:  Yatırımcının elinde € bulunduğu, bankaya belirli bir vadede belirli bir €/$ kurundan € alma/$ satma hakkını sattığı ürünlerdir.

Bütün DCD türlerinde yatırımcı daha fazla getiri elde etmek için kur riskini üstlenir.  

DCD ürününe yatırım yapacak bir yatırımcının öncelikle elindeki para birimine karşılık belirlediği bir döviz kuru olmalıdır. Döviz kurunu belirleyen yatırımcı daha sonra elindeki para birimini bankaya satmaya razı olduğu bir kur ve bir vade belirlemelidir.

DCD ürününün işleyişine ilişkin örneklere aşağıda yer verilmiştir.

a)      $  Call / TL Put DCD Örneği

 Tablo 1:  $ Call / TL Put  DCD Örneği

                                $ Call / TL Put
Tutar 100.000 $
Dayanak Varlık $/TL
Spot Fiyat 1,5385
Kullanım Fiyatı 1,5525
Vade 1 ay – 30 gün
Mevduat faiz oranı* (%) 2,00 (brüt)
Opsiyon primi** (%) 8,00 (brüt)

*Faiz oranı gösterge niteliğindedir

** Opsiyon primi gösterge niteliğindedir

Tablo 1’e göre, 100.000 $ mevduatı olan bir yatırımcı spot kur 1,5385 $/TL iken 1 ay sonrası için 1,5525 TL’den $ alma hakkını bankaya satar. Bunun karşılığında %2 mevduat faizinin üzerine ek olarak %8 opsiyon primi elde eder. Başka bir deyişle, $/TL kur riskini alarak $ mevduatının getirisini artırabilir.

Burada yatırımcı, aldığı prim karşılığında 100.000 $’ı alma ya da almama hakkını bankaya vermiştir. Banka vade gününde, cari piyasada oluşan kurlar ile anlaşmadaki kullanım fiyatını (uygulama kurunu) karşılaştırarak satın alma ya da almama hakkını kullanır.

Daha açık bir anlatımla, yatırımcı DCD anlaşmasının yapıldığı gün cari piyasada kur 1,5385 TL iken, bankaya vade sonunda 100.000 $’ı  1,5525 TL’den satın alma hakkını verirken, döviz kurlarında düşüş beklentisi içindedir. Başka bir deyişle, vade geldiğinde cari piyasada döviz kurunun, kullanım fiyatı olan 1,5525 $/TL’den düşük olacağını bu nedenle bankanın 100.000 $’ı piyasada düşük kurdan almak varken anlaşama gereğince kendisinden almayacağını, başka bir deyişle bankanın satın alma hakkını kullanmayacağını planlamaktadır. Burada yatırımcı bankadan alacağı opsiyon primini elde etmeyi hedeflemektedir.

Diğer taraftan banka bu hakkı alırken döviz kurlarında yükseliş beklentisi içindedir. Bir ay sonra vade geldiğinde piyasada kurların kullanım fiyatı olan 1,5525 $/TL’den yüksek olacağını, 100.000 $’ı piyasadan yüksek kurdan almak yerine alım hakkını kullanarak piyasaya göre daha düşük kalan kullanım fiyatı ile yatırımcıdan almayı planlamaktadır. Bu plan gerçekleşmezse ödediği opsiyon primi kadar kaybı olacaktır.

Vade sonunda aşağıdaki iki senaryo söz konusu olabilir.

Birinci senaryo : Eğer vade sonunda cari piyasada oluşan kur belirlenen kullanım fiyatı olan 1,5525 TL’nin altında kalırsa, örneğin 1,5500 TL olursa, banka cari piyasada $ daha ucuz olduğu için $ alma hakkını kullanmaz. Yatırımcının 100.000 $ mevduatı korunur ve yatırımcı  %10 getiri (%2 mevduat faizi + %8 opsiyon primi) elde eder. Bu durumda yatırımcının tahmini gerçekleşmiş ve vade gününde piyasada döviz kuru düşmüştür.

Vade sonunda yatırımcının elde ettiği getiri:

(100.000 x (0,08 + 0.02)) / 365 * 30 = ~ 822 $

Yatırımcı DCD yapmamış olsa mevduattan kazanacağı tutar:

(100.000 x 0,02) / 365 * 30 = ~ 164 $

Yatırımcı bu senaryoda $/TL kur riskini alarak normalde 30 günde vadeli mevduattan kazanacağı faiz tutarından 658 $ daha fazla kazanç elde etmiştir.

İkinci senaryo:  Eğer vade sonunda spot kur belirlenen kullanım fiyatının 1,5525 TL’nin üzerinde gerçekleşirse örneğin 1,5700 TL olursa, banka piyasada $ daha pahalı olduğu için anlaşma gereğince 1,5525’TL’den $ alma hakkını kullanır. Böylece bankanın tahmini gerçekleşmiş ve vade gününde piyasada döviz kuru yükselmiştir.

Yatırımcı bu durumda da 100.000 $ üzerinden %10 (%2 mevduat faizi+%8 opsiyon primi) getiri elde eder. Ancak yatırımcının 100.000 $ tutarındaki anaparası, cari piyasada $  kuru 1,5700 TL olmasına rağmen anlaşma gereğince 1,5525’den TL’ye çevrilir. Başka bir deyişle, yatırımcı banka ile bu anlaşmayı yapmasaydı 100.000 $’ı 1,5525 TL’den bankaya satmak yerine, piyasada 1,5700 TL’ye satabilirdi.

Vade sonunda yatırımcının elde ettiği getiri :

(100.000 x 0,10) / 365 * 30 = ~ 822 $

Vade sonunda yatırımcının anaparadan doğan kaybı :

(1,5525 – 1.5700) * 100.000 = -1.750 TL = ~ -1.115 $

(1.750 TL : 1.5700 $ = 1.115 $  )

Vade sonunda yatırımcının net kaybı :

822 $- 1.115 $ = -293 $

Yatırımcı bu senaryoda $/TL kur riskini alarak, 30 günlük vadeli mevduattan 822 $ tutarında faiz getirisi elde etmiştir. Fakat vade sonunda aldığı risk gerçekleştiği ve normalde piyasada 1,5700 TL olan $’ı 1,5525 TL ’den bankaya satmak durumunda kaldığı için 1.750 TL tutarında (1.115 $) bir zarara maruz kalmıştır. Bu zarardan toplam elde ettiği getiri olan 822 $ düşülürse, yatırımcının net kaybı 293 $’dır.

Bu örnekte başabaş noktası, yatırımcının ne karda ne de zararda olduğu nokta, aşağıdaki gibi hesaplanır.

1,5525 + ((100.000 x 0.10)/365*30) / 100.000 = ~ 1,5607 $/TL.

Yukarıdaki hesaplamadan çıkan 1,5607 $/TL. başabaş döviz kurudur. Vade sonunda piyasadaki kur 1,5607 $/TL. olursa, banka yine $ alma hakkını kullanır. $’ı piyasadan 1,5607 TL’ye almak yerine anlaşma gereğince yatırımcıdan 1,5525 TL ’den alır. Bu durumda yatırımcının ana paradan doğan kaybı aşağıdaki gibi olur.

(1,5525 – 1. 5607) * 100.000 = ~ – 822 $

Ancak hatırlanacağı üzere, yatırımcı bu işlemden vade sonunda %2 mevduat faizi + %8 opsiyon primi alarak 822 $ getiri elde eder. Bu durumda yatırımcının herhangi bir kar ya da zararı sözkonusu değildir.

Aşağıdaki grafik  $ Call / TL Put DCD getirisini göstermektedir. Grafikten de görüleceği üzere kullanım fiyatına (strike price) kadar yatırımcı opsiyon primi + mevduat faizi tutarında bir kazanç elde eder. Kullanım fiyatı aşıldıktan sonra yatırımcı için kayıp başlar ve başabaş noktasına (break-even point) kadar opsiyon primi ve mevduat faizinden olan kazançları erir. Başabaş noktasından sonra ise yatırımcı zarara geçer.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Grafik 1: $ Call / TL Put DCD Getiri Grafiği

 b)      TL Call / $ Put DCD Örneği

Tablo 2:  TL Call / $ Put DCD Örneği 

                                 TL Call / $ Put
Tutar 100.000 TL
Dayanak Varlık $/TL
Spot Fiyat 1,5385
Kullanım Fiyatı 1,5300
Vade 1 ay – 30 gün
Mevduat faiz oranı* (%) 8,75 (brüt)
Opsiyon primi** (%) 5,25 (brüt)

*Faiz oranı gösterge niteliğindedir.

** Opsiyon primi gösterge niteliğindedir.

Yukarıdaki tabloya göre 100.000 TL mevduatı olan bir yatırımcı spot kur 1,5385 iken 1 ay sonrası için 1.5300 TL’dan $ satma hakkını bankaya satar. Bunun karşılığında %8,75 mevduat faizinin üzerine ek olarak %5,25 opsiyon primi elde eder. Başka bir deyişle $/TL kur riski alarak TL mevduatının getirisini artırabilir.

Burada yatırımcı aldığı prim karşılığında, kendisine 1.5300 TL’den $ satma ya da satmama hakkını bankaya vermiştir. Banka vade gününde, cari piyasada oluşan kurlar ile anlaşmadaki kullanım fiyatını karşılaştırarak bu satma ya da satmama hakkını kullanır.

Daha açık bir anlatımla, yatırımcı cari kur 1,5385 TL iken bankaya vade sonunda $’ı 1.5300 TL’den kendisine satma hakkını verdiğinde, döviz kurlarında artış beklentisi içindedir. Başka bir deyişle, vade geldiğinde cari piyasada döviz kurunun, kullanım fiyatı olan 1,5300 $/TL’den yüksek olacağını bu nedenle bankanın $’ı piyasada yüksek kurdan satmak varken anlaşma gereğince kendisine düşük kurdan satmayacağını, başka bir deyişle bankanın satma hakkını kullanmayacağını planlamaktadır. Böylece opsiyon primi kadar getiri sağlayacağını düşünmektedir.

Diğer taraftan, banka bu hakkı alırken döviz kurlarında düşüş beklentisi içindedir. Bir ay sonra vade geldiğinde piyasada kurların 1,5300 $/TL’den düşük olacağını, $’ı piyasada düşük kurdan satmak yerine anlaşma gereğince yatırımcıya piyasaya göre daha yüksek olan kurdan satmayı planlamaktadır.

Vade sonunda aşağıdaki iki senaryo söz konusu olabilir.

Birinci senaryo: Eğer vade sonunda spot kur belirlenen kullanım fiyatı olan 1,5300 TL’nin  üstünde kalırsa, örneğin 1,5350 olursa banka $ piyasada daha pahalı olduğu için $ satma hakkını kullanmaz. Yatırımcının 100.000 TL’si korunur ve üzerine %14 getiri elde eder (%8,75 mevduat faizi + %5,25 opsiyon primi) .

Vade sonunda yatırımcının elde ettiği getiri:

(100.000 x (0.0875 + 0.0525)) / 365 * 30 = ~ 1.151 TL

Yatırımcı DCD yapmamış olsa mevduattan kazanacağı faiz:

(100.000 x 0,0525) / 365 * 30 = ~ 431 TL

Yatırımcı bu senaryoda $/TL kur riskini alarak normalde 30 günde vadeli mevduattan kazanacağı faiz tutarından 720 TL (1.151 – 431 ) daha fazla getiri elde etmiştir.

İkinci senaryo; Eğer vade sonunda spot kur belirlenen kullanım fiyatı olan 1,5300TL’nin altında kalırsa, örneğin 1,5000 TL olursa, banka piyasada $ daha düşük olduğu için anlaşmadan doğan 1,5300TL’den $ satma hakkını kullanır. Yatırımcı her durumda 100.000 TL üzerinden %14 (%8,75 mevduat faizi + %5,25 opsiyon primi) getiri elde eder. Ancak 100.000 TL anaparası, piyasada $/TL kuru 1,5000 TL iken DCD gereğince 1,5300 TL’den $’a çevrilir. Başka bir deyişle, piyasadan $’ı 1,5000 TL’den alma şansı varken bankadan 1,5300 TL’den almak zorunda kalır.

Vade sonunda yatırımcının elde ettiği getiri :

(100.000 x (0,0875 + 0.0525)) / 365 * 30 = ~ 1.151 TL

Vade sonunda yatırımcının anaparadan doğan kaybı;

(100.000/1,5300) – (100.000/1.5000) = 65.359,47- 66.666,66 = -1.307,19 $ =~ -1.961 TL

Vade sonunda yatırımcının toplam kaybı :

1.151 TL – 1961 TL = – 810 TL

Yatırımcı bu senaryoda $/TL kur riskini alarak normalde 30 günde vadeli mevduattan kazanacağı faiz tutarından 720 TL daha fazla getiri elde etmiştir. Fakat vade sonunda aldığı risk gerçekleştiği ve normalde piyasada 1,5000 TL olan $’ı 1,5300 TL’den bankadan almak durumunda kaldığı için 1.961 TL’lik bir zarara maruz kalmıştır. Bu zarardan, elde ettiği toplam getiri olan 1.151 TL düşüldüğünde, yatırımcının net kaybı 810 TL olarak bulunur.

Bu örnekteki başabaş noktası, yatırımcının ne karda ne de zararda olduğu nokta, aşağıdaki gibi hesaplanır.

1,5300 – ((100.000 x 0,14) / 365 * 30) / 100.000 = ~ 1,5185 $/TL’dir.

Yukarıdaki hesaplamadan çıkan 1,5185  $/TL. başabaş döviz kurudur. Vade sonunda piyasadaki kur 1,5185  $/TL. olursa, banka yine $ satma hakkını kullanır. $’ı piyasada 1,5185 TL’den satmak yerine anlaşma gereğince yatırımcıya 1,5300 TL’den satar.  Bu durumda yatırımcının anaparadan doğan kaybı aşağıdaki gibi olur.

(1,5185  – 1,5300 TL’den) * 100.000 = – ~ 1.151 TL

Ancak hatırlanacağı üzere, yatırımcı bu işlemden vade sonunda %8,75 mevduat faizi + %5,25 opsiyon primi alarak 1.151 TL getiri elde eder. Bu durumda yatırımcının herhangi bir kar ya da zararı sözkonusu değildir.

Aşağıda yer alan grafik TL Call / $ Put DCD getirisini göstermektedir. Grafikten de görüleceği üzere kullanım fiyatına kadar yatırımcı opsiyon primi + mevduat faizi tutarında bir kazanç elde eder. Kullanım fiyatı aşağı yönlü aşıldıktan sonra yatırımcı için kayıp başlar ve başabaş noktasına kadar opsiyon primi ve mevduat faizinden olan kazançları erir. Başabaş noktasından sonra ise yatırımcı zarara geçer.


 

 

 

 

 

 

Grafik 2: TL Call / $ Put Getiri Grafiği

Diğer DCD türlerinde de (€ Call / TL Put, TL Call / € Put, $ Call / € Put, € Call / $ Put) işleyiş yukarıdaki örneklere benzerdir.

—————————————————

* Bu yazı YAPILANDIRILMIŞ FİNANSAL ÜRÜNLER – V yazısının devamıdır.

** Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi

*** Bahçeşehir Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi – z.eren.kocyigit@gmail.com